ÖNEMLİDİR LÜTFEN OKUYUNUZ !!!
1 TEMMUZ 2012 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK OLAN 6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU İLE TİCARET HAYATINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER OLMUŞTUR.BU DEĞİŞİKLİKLER AŞAĞIDA SUNULMUŞTUR
Gerek 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu gerekse 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’da belirtilen hükümler kapsamındaki uygulamalar ve yürürlük tarihleri aşağıdaki gibidir.
1 – 01 Temmuz 2012 (Madde 1534)
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girişi
Yeni Türk Ticaret Kanunu genel olarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.Şirketler ticari uygulamalarını bu tarihten itibaren artık yeni Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre düzenleyeceklerdir.
2 – 14 Ağustos 2012 (6103 Sayılı Kanun Madde 22)
Şirket anasözleşmelerinin yeni kanuna göre uyumlu hale getirilmesi
01 Temmuz 2012 tarihinde yeni Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe gireceğinden halen faaliyette bulunan Anonim ve Limited Şirketler’in ana sözleşmeleri eski Türk Ticaret Kanunu’na göre düzenlendiğinden bu ana sözleşmeler 14 Ağustos 2012 tarihine kadar yeni Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu hale getirilecektir.
3 – 01 Ocak 2013 (T.T.K. Madde 1534/3)
Finansal tabloların TFRS’ye göre düzenlenmesi
Bu tarihten itibaren gerçek ve tüzel kişi tacirler muhasebelerini Türkiye Muhasebe Standartlarına göre tutacaklardır. Yine bu tarihten itibaren gerçek ve tüzel kişi tacirler finansal tablolarını, Uluslar arası Finansal Raporlama Standartlarının (IFRS) özdeşi olan Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) ‘na göre hazırlamak zorundadırlar.Ancak TFRS’ye göre mali tabloların karşılaştırılmalı olarak hazırlanması gerekmektedir.Bu nedenle 31.12.2013 tarihi itibariyle hazırlanacak mali tablolar 31.12.2012 tarihli mali tablolar ile karşılaştırmalı olarak sunulacaktır.
Ayrıca 2013 yılı muhasebe açılış kaydının Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ‘na uygun olarak yapılması gerekmektedir.
4 – 01 Mart 2013 (6102 Sayılı T.T.K. Geçici Madde 6/3)
Denetçi seçme zorunluluğu
Bağımsız denetim müessesesi yeni Türk Ticaret Kanunu ile önemli bir işlerlik alanı bulmuştur
Yeni T.T.K.’nun 397’nci maddesinde “Anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından uluslar arası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir.Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir.”hükmü yer almaktadır.Yine aynı maddenin (2)’nci fıkrasında “ Denetçinin denetiminden geçmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.” hükmü yer almaktadır.Bu hükümler ışığında anonim şirketlerin finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun bağımsız denetçi tarafından denetlenmesi zorunluluktur.Aynı kanunun 635’inci maddesinde “Anonim şirketin denetçiye ve işlem denetçileriyle denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere anonim ve limited şirketler kendileri için bir bağımsız denetçi seçecekler bu tarihte en son 01 Mart 2013 tarihi olacaktır.Kanuna göre atama yapmayan şirketlere mahkemece atama yapılacaktır.
5 – 01 Temmuz 2013 (T.T.K.Madde 1524/1)
İnternet sitesi açma zorunluluğu
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda her sermaye şirketine bir internet sitesi açma veya internet sitesi mevcutsa internet sitesinde kanunda belirtilen hususları yayınlamak zorundadır.Bu nedenle 01.07.2013 tarihi sermaye şirketleri için internet sayfalarının hazırlanması ve yayımlanması için son tarihtir.Bu tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi kurma zorunluluğunu yerine getirmeyenler için çeşitli hapis cezası öngörülmektedir.
6 – 14 Şubat 2014 (6103 Sayılı Kanun Madde 20)
Sermayelerini kanundaki hadlere yükseltme zorunluluğu
Anonim ve Limited Şirketler,Türk Ticaret Kanunun yayım tarihinden itibaren üç yıl içinde yani 14 Şubat 2014 tarihine kadar sermayelerini,Kanunun 32 ve 580’nci maddelerinde öngörülen tutarlara yükseltmek zorundadırlar.Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bu süreyi birer yıl olarak en çok iki defa uzatabilecektir.(6103 Sayılı kanun madde20 )
7 – Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre tek kişilik şirket kurulması
Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre tek kişilik Anonim şirket veya tek kişilik Limited şirket kurulabilecektir.Eski şirketlerde de bu uygulama olacaktır.
8 – Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ortak ve Yönetim Kurulu’nun Şirketle Olan Borç Alacak
İlişkisi ve Meslek Mensuplarının Durumu
8 -1- Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ortak ve yönetim kurulunun şirketle olan borç alacak ilişkisine Kanun’da belirtilen iki istisna dışında tam bir borçlanma yasağı getirilmiştir. öz konusu borçlanma yasağının ihlaline üç yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası ön görülmüştür.
Ayrıca yeni TTK’ nun yürürlüğe girmesiyle birlikte tasdik veya imza yetkisinin kullanımı kapsamında YMM’ ler ve SMMM’ ler de bu yasakların ihlal edilip edilmediğini denetlemek ve cari hesapları da kontrol etmek durumundadır. Zira kanuna göre suç sayılan bu durumu bildirmeyen meslek mensuplarına Yeni Türk Ceza Kanunu hapis cezası öngörmektedir.
8 -2- Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ortakla Şirket Arasındaki Borç Alacak İlişkisi
Ortakla şirket arasındaki borç alacak ilişkisi kanunun 358’inci maddesinde düzenlenmiştir.Madde metni aşağıdaki gibidir.
MADDE 358- (1)” İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz. Meğerki borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olsun ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulsun.”
Bu düzenlemeye göre işletmenin ortağı işletmeye borçlanamaz. Bu genel kuralın iki istisnası vardır.
a- Ortağın, işletmeye koymayı taahhüt ettiği sermaye borcu.
b- Ortağın, başka ticari ilişkileri dolayısıyla şirketi ile arasında meydana gelen ticari mahiyetteki borçlanmalar. Ancak bu borçlanmaların da emsalleriyle aynı veya benzer şartlarda olması gerekir.
8 -3- Yeni TTK’na göre Yönetim Kurulu Üyeleriyle Şirket Arasındaki Borç Alacak İlişkisi
Yeni TTK’ n da borçlanma yasağı ortakların dışına çıkarılmış ve yönetim kurulu üyesi veya onun yakınlarının ortağı veya iştiraki oldukları şirketleri de kapsar hale getirilmiştir. Bununla ilgili düzenleme kanunun 395’inci maddesinde yer almıştır. Madde metni aşağıdaki gibidir.
MADDE 395- (1) “ Yönetim Kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi halde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.
(2) Yönetim Kurulu üyesi, onun 393’üncü maddede sayılan yakınları, kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri, şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi halde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri,şirketin yükümlendirdiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edilebilirler.
(3) 202 nci madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dahil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler.
(4) Bankacılık Kanununun özel hükümleri saklıdır.”
Bu düzenlemeye göre, yönetim kurulu üyesi ve onun alt soyu, üst soyu, eşi ve üçüncü derece dahil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının en az %20’sine katıldıkları sermaye şirketleri veya ortağı oldukları şahıs şirketleri şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar. Şirketlerin sayılan bu kişilere kefil olması, garanti veya güvence vermesi sorumluluk yüklenmesi ve borçlarını devralması da yasak kapsamındadır.
Kanunda sadece şirketler topluluğuna dahil şirketlerin birbirlerine kefil olabilecekleri kabul edilmiştir. Dikkat edilmesi gereken bir konuda bu maddede belirtilen borçlanma yasağının ticari ilişkilerden kaynaklanan borçlanmalar olmadığıdır.
8 -4- Borç Alacak İlişkisinin 5520 KVK Açısından Değerlendirilmesi
5520 sayılı KVK’ nun 12’inci ve 13’üncü maddeleri işletme ile işletmenin ortakları veya ortaklarla ilişkili kişiler arasında olan veya olması muhtemel borç alışverişini düzenlemiştir.
Bu maddelerdeki düzenlemelerle vergi kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla ortak ile işletme arasındaki para akışı belli kıstaslara göre denetim altına alınmak istenmiştir. Bu nedenle işletme ile ortakları arasındaki borç alma veya borç verme işlemleri ile ilgili olarak tamamen bir yasaklama getirilmemiş sadece verginin emniyet altına alınması için bir takım kurallar getirilmiştir.
Oysa Yeni TTK ile özellikle aile şirketlerinde sıkça karşılaşılan işletme ile sahipleri arasındaki borç alacak ilişkisine belirlenen istisnalar dışında tam bir borçlanma yasağı getirilmiştir.
8 -5- Borçlanma yasaklarının ihlalinde yapılacak işlemler ve uygulanacak ceza
Borçlanma yasaklarının ihlalinde öngörülen ceza TTK’ nun 562’nci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde ise Kanunda suç olarak düzenlenmiş bulunan fiillerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun ceza sistematiğine uygun olarak cezai müeyyidelerin düzenlendiği ifade edilmiştir.
562’nci maddenin 5-c bendi ile bu kanunun 358’inci maddesine aykırı olarak şirkete borçlananlar ile 5-d bendiyle 395’inci maddesine aykırı olarak şirkete borçlananlar 300 günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılırlar. Kanunun 563’üncü maddesine göre ise 562’nci maddede belirlenen suçlar resen takip olunur.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta cezanın idari türden değil adli türden olmasıdır. Adli para cezaları ile idari para cezaları arasındaki en önemli fark infaz aşamasında ortaya çıkar.
Adli para cezaları ödenmediğinde hapse çevrilmekte ve hapis cezası infaz edilmektedir. İdari para cezalarında ise hapse çevirme yolu ile infaz yoktur. Bu nedenle adli para cezalarının idari para cezasından farkı ceza mahkemesinde yargılama sonucu verilecek olması ve mahkumiyet halinde sabıka kaydının doğumuna yol açmasıdır.
8 -6- Mevcut Borçların Durumu
Şirketlerde pay sahiplerinin birikmiş cari hesaplarının (eski borçlarının) yeni kanuna nasıl uygun hale getirileceği ve nasıl tasfiye edileceği “6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’da “ yer almıştır.
Düzenleme ile ilgili Kanunun 24’üncü maddesi aşağıdaki gibidir.
MADDE 24- (1)” Türk Ticaret Kanununun 358 nci maddesine aykırı şekilde anonim veya limited şirkete borçlu olan pay sahipleri ve ortaklar borçlarını anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde nakdi ödeme yaparak tamamen tasfiye etmek zorundadır. Borcun kısmen veya tamamen başkası tarafından üstlenilmesi borç için kambiyo senedi verilmesi ödeme planı yapılması veya benzeri yollara başvurulması bu madde anlamında tasfiye sayılmaz.
(2) Birinci fıkrada belirtilen süre içinde tasfiye gerçekleşmemişse, Türk Ticaret Kanununun 562 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanır.
(3) Tasfiye süresinin geçmesinden sonra şirketin alacaklıları, alacakları için şirkete borçlu olan pay sahibini veya limited şirket ortağını takip edebilir.”
Buna göre anonim veya limited şirkete borçlu bulunan pay sahipleri ve ortaklar borçlarını anılan kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl içinde nakdi ödeme yaparak tamamen tasfiye etmek zorundadır. Bu süre zarfında borçların kapatılmaması halinde TTK’nun 562’nci maddesine göre 300 günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülmektedir.
Kanun söz konusu üç yıllık tasfiye süresinin geçmesinden sonra şirketin alacaklılarına alacakları için şirkete borçlu olan pay sahibini veya limited şirket ortağını kapatılmayan borç tutarı ile sınırlı olmak üzere takip edebilme yetkisi vermektedir.
8 -7- Meslek Mensuplarının Durumu
Yeni TTK’ n da öngörülen bu suç anonim şirket sahipleri kadar 3568 sayılı kanuna göre çalışan meslek mensupları içinde önem taşımaktadır. Çünkü 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nun 278’inci maddesinde işlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişilerin 1 yıla kadar hapsi öngörülmüştür. Buna göre tasdik veya imza yetkisinin kullanımı kapsamında YMM’ler ve SMMM’ ler bu yasakların ihlal edilip edilmediğini de denetlemek ve cari hesapları kontrol etmek durumunda olacaklardır. Bu durumda yeni Ceza Kanunu bu durumu bildirmeyen meslek mensubuna hapis cezası öngörmektedir.
9 – Defter Tasdikleri
Bugüne kadar tasdiki mecburi olan Yevmiye ve Envanter Defterleri yanında 01.01.2013 tarihinden itibaren tasdiki mecbur olan defterlere Yevmiye,Kebir,Envanter,Ortaklar Pay Defteri,Yönetim Kurulu Karar Defteri,Genel Kurul Karar Defteri ve Damga Vergisi Defteri’de eklenmiştir.Ayrıca bu defterlere kanunda belirtilen sürelerde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılması zorunluluğuda getirilmiştir.
SMMM.HAŞMET YILDIRIM