1 $ = 1,84 TL
1 € = 2,34 TL 6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU'NUN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİYLEMUHASEBE UYGULAMALARI AÇISINDAN NELER DEĞİŞECEK
Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun genel olarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesiyle muhasebe uygulamaları açısından 01.01.2013 tarihinden itibaren nelerin değişeceğine aşağıda değinilmiştir.
1-Türkiye Muhasebe Standartları Seti :
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun standartlarla ilişkisi açısından incelenmesi gereken üç temel nokta vardır.
a - Türkiye Muhasebe Standartları seti,TMS,TFRS,Kavramsal Çerçeve ve Yorumları olmak üzere üçlü bir yapıdadır.Kavramsal çerçeve ve yorumlar standartların mütemmim cüzleridir.
b - Bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişi tacirlerin standartlar setinin her üç unsuruna da uymak ve uygulamak zorunda olmalarıdır.
c - Ticari defterlerin standart hükümlerine göre tutulması gerekmektedir.Bundan böyle defterler vergi amaçlı değil , bilgi amaçlı tutulacaktır.
2- Uygulamanın Kapsamı-Standartları Kimler Uygulayacak
Uygulamanın kapsamına daha önce kaleme aldığımız 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE TACİRLER, TUTACAKLARI DEFTERLER VE UYGULAYACAKLARI MUHASEBE USULÜ adlı yazımızda değinilmiştir.
3- Raporlamanın Hedef Kitlesi :
Standartlara göre raporlamanın getirdiği en önemli değişikliklerden biri,raporlamanın hedef kitlesindeki değişikliktir.Kavramsal çerçevede hedef kitle olarak yatırımcılar ile borç ve kredi verenler öne çıkmaktadır.Hedef kitlenin değişmesiyle raporlar üzerinde önemli değişikliklerden birisi de temel değerleme değerleme ölçüsündeki değişimdir.Yatırımcıların ve borç verenlerin öne çıkmasıyla finansal tablo unsurunun temel değerleme ölçüsü gerçeğe uygun değer veya türevi olan yeniden değerleme,net gerçekleşebilir değer gibi modeller olmuştur.
4- Düzenlenecek Tablolar :
Bağımsız denetime tabi olacak finansal tablolar,finansal tabloların sunuluşuna ilişkin 1 Nolu
Türkiye Muhasebe Standardına göre belirlenecektir.Standarda göre finansal tablolar seti aşağıdaki gibidir.
Tam bir finansal tablolar seti aşağıdakileri içerir:(Paragraf 10)
(a) Dönem sonu finansal durum tablosu (Bilanço)
(b) Döneme ait kapsamlı gelir tablosu
(c) Döneme ait özkaynak değişim tablosu
(d) Döneme ait nakit akış tablosu ve
(e) Önemli muhasebe politikalarını özetleyen dipnotlar ve diğer açıklayıcı notlar.
(f) Bir işletmenin bir muhasebe politikasını geriye dönük olarak uygulaması durumunda ya da bir işletmenin finansal tablolarındaki kalemleri geriye dönük olarak yeniden ifade etmesi söz konusu olduğunda ya da işletmenin finansal tablo kalemlerini yeniden sınıflandırdığında, karşılaştırılabilir en erken dönemin basına ait finansal durum tablosu (Bilanço)
5- Bilanço Açısından Değişecekler
Bilançoda (Finansal durum tablosunda) ;
- "Durdurulan faaliyetler ve satış amaçlı elde tutulan varlıklar" ayrı bir hesapta raporlanacak,
- "Yatırım amaçlı elde tutulan gayrimenkuller" maddi duran varlıklar içerisinde yer alan gayrimenkullerden ayrı olarak raporlanacak,
- "Sahip olunan canlı varlıklar" stoklar dışında ayrı bir hesapta raporlanacak,
- Konsolide tablolarda kontrol gücü olmayan paylar (azınlık payları) öz kaynaklar içerisinde ayrıca raporlanacak.
- Cari dönem gelirleri arasında yer almayan ve değerleme farklılıklarından kaynaklanan "diğer gelirler" bilançoda öz kaynak unsuru olarak raporlanacak,
- "TMS 12-Gelir Vergileri" standardı uyarınca hesaplanan "Ertelenmiş Vergi Verlığı ve Ertelenmiş Vergi Borcu" da bilançoda yer alacak yeni unsurlardan biri olacaktır.
6- Gelir Tablosu Açısından Değişecekler
Gelir Tablosunda ise şu değişiklikler olacaktır.
- Gelir tablosunda cari döneme ait gelirler ve giderler raporlandıktan sonra, öz kaynaklara kaydedilen değer artış ve azalışlarının da gösterildiği kapsamlı gelir tablosu düzenlenecek.
- "Olağandışı gelir ve karlar ile olağandışı gider ve zararlar" ayırımı yapılmayacak. Bunun yerine sürdürülen faaliyetler ile durdurulan faaliyetler kar veya zararı ayrı ayrı görülecek şekilde raporlanacak.
- Gelir tablosunda hem dönem karından ödenmesi gereken vergiler, hem de Gelir Vergileri standardı uyarınca hesaplanan ertelenmiş vergi varlık ve borçları gösterilecek.
- Konsolide gelir tabloları düzenlenecek.
- Konsolide gelir tablolarında iştiraklerin ve iş ortaklıklarının karlarından grubun payına düşen tutar (azınlık payları) ayrı bir kalem olarak gösterilecek.
7- Standartlarda Kullanılacak Değerleme Ölçüleri
Standartlar incelendiğinde ilke bazlı olduğu ortaya çıkmaktadır.Her standartta temel nitelikteki ilkeler belirlenmekte, uygulayıcılardan içinde bulundukları duruma göre alternatif yollarla da olsa istenen sonuca ulaşması istenmektedir.Standartlarda,işletme yönetimine birden fazla muhasebe politikası ve değerleme yöntemi seçeneği önerilmektedir. Standarlardaki temel değerleme yöntemi gerçeğe uygun değer dir.Bunun yanında standartlarda geçen diğer değerleme ölçülerine bakıldığında, standartlarda hem tarihsel maliyete hem de cari değere dayalı karma bir değerleme (ölçüm) sisteminin benimsendiği görülür.
Standartlarda geçen değerleme ölçüleri şu şekilde sıralanabilir.
- Maliyet bedeli
- Gerçeğe uygun değer
- Net gerçekleşebilir değer
- Kullanım değer (İşletmeye özgü değer)
- Geri kazanılabilir tutar
- İtfa edilmiş maliyet bedeli
Şimdi bu değerleme ölçülerini tanımlayalım.
Maliyet Bedeli : Bu değerleme ölçüsünden standartlarda; stoklar standardı, maddi ve maddi olmayan duran varlıklar standardı ve KOBİ standardına bahsedilmektedir. TMS 2- Stoklar standardı ile KOBİ standardının stokları düzenleyen 13'üncü bölümünde stokların maliyeti;
"Tüm satın alma maliyetleri,dönüştürme maliyetleri ve stokların mevcut durumuna ve konumuna getirilmesi için katlanılan diğer maliyetler" toplamıdır.
Maddi duran varlıklar (TMS 16) ve maddi olmayan duran varlıklar (TMS 38) standartlarında belirtilen tanıma göre bu varlıkların maliyeti;
"Varlığın elde edilmesinde veya inşasında ödenen nakit ya da nakit benzerleri ya da verilen diğer bedellerin gerçeğe uygun değeridir."
KOBİ standardının 17'nci bölümündeki (maddi duran varlıkların maliyeti) tanıma göre maliyet bedeli;
"Muhasebeleştirme tarihindeki peşin fiyatın eşdeğer tutarı ya da ödemenin normal kredi vadesinin ötesine ertelenmesi durumundaysa tüm ödemelerin bugünkü değeri"dir.
Gerçeğe Uygun Değer : Karşılıklı pazarlık ortamında bilgili ve istekli gruplar arasında bir varlığın el değiştirmesi ya da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken tutardır.
Net Gerçekleşebilir Değer : İşin normal akışı içinde, tahmini satış fiyatından (gerçeğe uygun değerinden) tahmini tamamlama maliyeti ve satışı gerçekleştirmek için gerekli tahmini satış giderleri toplamının düşülmesiyle elde edilen tutar.
Ayrıca TMS 2 -Stoklar standardına göre net gerçekleşebilir değer şu şekilde tanımlanmıştır.
" Net gerçekleşebilir değer; bir işletmenin işin normal akışı içinde stokların satılmasından elde etmeyi beklediği net tutarı ifade eder.Gerçeğe uygun değer ise, aynı stokun pazarda karşılıklı pazarlık ortamında bilgili ve istekli gruplar arasında değiş tokuş edilebileceği tutarı ifade eder.İlki işletmeye özgü bir değerdir,ikincisi ise değildir.Stokların net gerçekleşebilir değeri,stokun gerçeğe uygun değerinden satış giderlerinin düşülmesiyle elde edilen tutara eşit olmayabilir."
Kullanım Değeri (İşletmeye özgü değer) : Bir varlığın devam eden kullanımı ile ekonomik ömrünün sonunda elden çıkarılmasında elde edilecek tahmini nakit akışlarının bugünkü değerleri toplamıdır.Bu ölçü varlıklarda değer düşüklüğünün belirlenmesi amacıyla kullanılır.
Geri Kazanılabilir Tutar : Bir varlığın satış giderleri düşülmüş gerçeğe uygun değeriyle yani gerçekleşebilir değeri ile kullanım değerinden büyük olanıdır.
İtfa Edilmiş Maliyet Bedeli : Bir finansal varlığın veya borcun itfa edilmiş maliyeti, gelecekteki nakit girişlerinin veya çıkışlarının etkin faiz oranı ile indirgenmiş bugünkü değeridir.Etkin faiz oranı ise bir finansal aracın gelecekteki tahmini nakit tahsilat veya ödemelerini,finansal aracın bugünkü değerine eşitleyen faiz oranıdır.Bunun anlamı indirgenmiş bugünkü değer hesaplamasının basit faiz esasına göre değil, bileşik faiz esasına göre yapılmasıdır.Böylece faiz geliri ya da faiz gideri ilişkili olduğu faaliyet dönemlerine göre dağıtılmış olacaktır.
HAŞMET YILDIRIM - SMMM
20.02.2012